|
Pazar günü bir kahvede oturan dört ahbap sohbet ederler. Köylere elektriğin geldiği dönemdir. İçlerinden Tafık dayının köyüne elektrik bağlanmamıştır. Tafık dayı bu yönde gösterdiği gayreti anlatmaktadır.
Pazar günü bir kahvede oturan dört ahbap sohbet ederler. Köylere elektriğin geldiği dönemdir. İçlerinden Tafık dayının köyüne elektrik bağlanmamıştır. Tafık dayı bu yönde gösterdiği gayreti anlatmaktadır. Oradakilerden Mısdan’a ve Osman’a sorarlar.. Tafık’a (ağa) ‘geçen gün belediye ireisine getdim,ordan çıktım,kaymakama getdim,ordan çıktım,alatdirik idaresine getdim, ordan çıktım.. (Şavgı dayı cevabı yapıştırır; doooooooooro gaz yağı almaya, deeemi la tafuuuk…! Tafık dayı bazarda gavede oturmaktadır. Gavenin yanından geçen Mısdan’a ve Osman’a ya seslenir.
Tafık’a: öğğğ buyuruğ buyruğ, iki laf edelim bireee çay içelim. Mıstan’a: sağol,sağoool Tafık’a, cıggada işimiz vaa, hele sona hele sona! Tafuk’a: yahu bırağın cıkgadayı-mıkkadayı, dünyanığ işi bite mi beee! Mıstana’a : (osman’a ya dönerek) dönelim beki la Osman, adam doğru söyleeya, bazar-hızar olmasa birbirimizi göremeyeoz. Osman’a: Varıva varıva mıstan’a, Tafık’a da gözel laf edee. Mıstan’a: oooooooohhhooooooo… hem de ne laf… Selaaamün aleyküm Tafık’a.! Tafık’a: aleyküm selam, hoş geldigiz, sefa geldigiz,merabaaa ağala… eeeeeeee! Nassıgız,eyimisigiz.. Mıstan’a Osmman’a: eyyüüz eyyüüüz tafık’a, sen nassıg,eyimisig.. Tafık’a: eyyüz,eyyüz boğunümüe şukur, ölmeyceggada. Mıstan’a: uşak-devşek nassı ,iyile eyile mi? Tafık’a: eyilee,eyile! Yiiyala içiyala…. Eeeeeee ne içiyoguz..!! aaa..! Mıstan’a: baga bi horalet! Osman’a: baga da bi ohlamur vee.! Tafık’a: boğün bazar gelmek niyetimde yoğudu! Gayrı gocaduk mıstan!a beh, eski tavımız yok. Osman’a: nerdeeee eski tavımız nerde… tansiyon,şeker,,ooohhhoooooo! Tafık’a: şı dizimde bi sancu bi sancuuu… bacağımı sööle galdurmayon,eşikden yokaru alamyoon.. bizim goca garı da hag-hugladı, togtora geldim boğün…,,, emme ondan da möhüm işim vaa.. Bu arada Şavgı dayı gelir: ‘Selamin aleykim’ der. Tafık’a: oooooooo…… buyrug buyrug,şavgı dayı, hoş geldig sefa geldigöğgğ..! hısımla öleli hiç uğramaz oldug bee..! ne va ne yok şavgıııı!, Şavgı: eyilik Tafık’a be! Söyle-böyle…. Tıkıtrayıp gidiyoz işte… Tafık’a: gaveciii…! Baka şagıya! Ne içiyog aaa… Şavgı: bi çay içeyim… Tafık’a: (ağır işittiği için iyi anlayamaz) eeeeeh……. Çorba mı? Şavgı: Çay dedim çaaaaaayyyyyy.! Tafık’a: la hebedsig çay içeceg, gavede çorba ne geze… Mıstan’a: eee… Tafık’aa! Lafıg yarım galdı,neymiş bakalım o möhüm işig? Tafık’a: Sorma la Mıstan’a, köylere elettirik bağandı ya! Elalemig köyüne bağlandı da, ta bizim köye bağlanmadı… herkesig köyü şam şam şakıyya, öğğğ…. Bizim köy ta gaz lambası yakıya…! Şavgı: eyi işde…! Gaz yağı satan da ekmek yiycek dayı.. sizig köyü onug için ayırmıuşladuuu…! Tafık’a: bek de seve bennen maytap geçmeyi şu Allah’ın şüfredi…! Bı işüçün geldeim bazara! Arabadan ene enmez dooooruu vadım belediye ireisinig yanına…! Ordan çıktım doooruuu gaymakamıg yanına…! Ordan çıkdım dooruu eleddirik idaresine..! ordan çıktım… Şavgı: (araya girerek cevabı yapıştırır) doooruuuuuuu gaz yağı almaya dee mi la Tafık!aa…! Gülüşmeler,kahkahalar arasında Tafık’a cevap vermeye çalışır! --“Hay Allah seni beee….! Öğğ isyana bi laf eddümeyog bee. Yazan: Hüseyin Lütfi Ersoy Eflani Fıkraları: Yayınlanmamış çalışma 07.12.2007 |